Yeni Motorum Mt-25 ABS’ye Dair

Yeni Motorum Mt-25 ABS’ye Dair

24 Mayıs 2020 0 Yazar: Uğur Acicbe

Naked tipi motosikletlerin en çok tercih edilen Yamaha MT-25, detaylı olarak incelemeye başlayalım.

Merhaba, her ne kadar başlıkta “Yeni Motorum Mt-25 ABS’ye Dair” desem de bu benim ilk motorum. O sebepten farklı bir heyecan oldu benim için. Bu yazı da hem motosiklet alma sürecime hem Mt-25’e dair bir şeyler okuyacaksınız. Umarım keyif alacağınız, aklınızda az da olsa fikir oluşturacak bir yazı olur.

Daha önce motosiklet deneyimlerim (1000-1500 km kadar) olsa da ruhsatında adımın yazdığı ilk motor Mt-25. Tabi bunun sebep olduğu çeşitli sorunlar da yaşadım. Ailemin motosiklet almama karşı çıkması bunlardan biri diyebilirim.  Çok tehlikeli, nereden çıktı bu motor sevdası, o paraya öküz alırsın 🙂  gibi birçok cümleye karşı mücadele verdim ve kazandım.

Bir diğer sorun ise maddi şartlar… Motorlu taşıt sahibi olan veya olma niyeti olan herkesin farkında olduğu bir gerçek var ki o da ülkemizde taşıt sahibi olmak her anlamda “PAHALI”. Her anlamda diyorum çünkü sadece motoru almakla harcama defterimizi kapatmış olmuyoruz. Sürüş ekipmanı (güvenlik şart), çalınmaya karşı güvenlik önlemleri, zorunlu trafik sigortası gibi birçok masraf bizleri bekliyor. Tüm bunlar için 25-30 bin TL gibi bir limit belirledim. Maddi şartları oluşmasını beklerken aklımda bir soru/sorun daha vardı:

Nasıl Bir Motor İstiyorum?

Bir motor alırken kendimize sormamız gereken en önemli soru bu olsa gerek. Bu sorunun cevabı başka sorulara vereceğimiz cevaplarda gizli. Yoğunluklu kullanım alanımız neresi olacak? Şehiriçi-şehirdışı veya uzun mesafe-kısa mesafe… Kaç cc’lik bir motor olacak? Fiziki ölçüleri nasıl olacak? Tarz olarak nasıl bir hayalimiz var? Agresif görünümlü Supersport tipi bir motor mu, rahat edebileceğimiz heybetli bir Chopper mı yoksa hem sportif hem karizmatik bir Naked mı? Tüm bu soruların ardından aklıma en yatanı hem şehiriçi performansı hem uzun yola uyum sağlayabilecek olması hem de görünümünün etkisi ile Naked oldu. Evet, 250cc Naked bir motorsiklet alacaktım ama hangisi? Burada devreye fiyat, tasarım, performans ve yakıt tüketimi giriyor. Kağıdı kalemi aldım bütçeme uygun marka-modelleri kıyasladım. Sonuç olarak Yamaha Mt-25 ABS’de karar kıldım.

Ve Yamaha Mt-25 ABS

Söze Yamaha’dan başlayalım: Barkın abinin piyano başına geçip Yamaha YZF R1’i tanıttığı video geliyor aklıma, huzur içinde uyusun… Yamaha 1887 yılında piyano ve org üretmek üzere Japonya’da kuruluyor daha sonrasında 1955 yılında ise motosiklet üretimine başlıyor.  Her ne kadar motosiklet piyasasına geç girmiş olsa da günümüzün önde gelen üreticilerinden Yamaha.

Gelelim Mt-25 ABS’ye; Yamaha’nın Hyper-Naked olarak adlandırdığı sınıfta yer almaktadır. “The Dark Side of Japan” mottosuyla tanıtılan Master of Torque (Mt) serisi adından da anlaşılacağı üzere bir tork canavarı. Teknik özellikler ise şöyle sıralanabilir: 2 silindirli, 4 zamanlı ve sıvı soğutmalı DOHC motor, 6 vitesli bir şanzıman. 2018 yılına kadar üretilen Mt-25 versiyonlarında ABS bulunmamaktaydı ancak ciddi de bir ihtiyaç söz konusuydu desek yeridir. Yıl 2018’i gösterdiğinde Yamaha serinin küçüklerinden olan Mt-25 üzerinde bir takım değişikliklere gitti. 22 Nm civarı olan tork 2018’de 26 Nm’ye yükseldi, enjeksiyon sistemindeki geliştirmelerle yüksek olduğu bilinen yakıt tüketimi ciddi anlamda makul seviyelere geriledi, fren sisteminin hasretle bekleneni ABS artık Mt-25’in bir parçası oldu.

Yamaha Mt-25 Deneyimlerim

Motosiklet tartışmalarının bitmeyenlerinden biri “başlangıç motoru”dur. Bence az da olsa tecrübesi bulunan motorcular sakin kullanmak kaydıyla Mt-25 ile yola çıkabilirler. Tabi “250cc motor ya ne olabilir ki” demeyin “DİKKATLİ OLUN” ki Mt ile tanışmanız yere yapışarak sonuçlanmasın.

Sürüş keyfi açısından piyasadaki benzerlerine oranla bir tık daha önde Mt-25. Oturuş biçimi oldukça rahat, hele ki daha önceki tecrübeleri supersport tarzında olanlar için. Ama artçı için aynı cümleyi kuramayacağım. 78cm olan sele yüksekliği benim açımdan ideal diyebilirim.(184cm boy için) Sele şehiriçinde konforsuz bir his uyandırmasa da  uzun mesafede rahatsız edebileceğini düşünüyorum. R25 ile benzer bir gösterge paneli mevcut. Analog bir devir saati, dijital bir hız göstergesi, vites, yakıt ve hararet göstergesinden oluşan  panel ortalama yakıt tüketimi, saat, km sayacı gibi birçok işlevi bünyesinde bulunduruyor.

Motoru aldığımda lastikler değişmişti ve ekstralar vardı. Fabrika çıkışında gelen lastikler (hatırladığım kadarıyla IRC) yola tutunma anlamında sorun yaratabiliyor çok çok acil olmasa da değiştirmenizi öneririm. Benim aldığımda lastikler Michelin Pilot Street ile değişmişti. Bunun dışında olabilecek yatmalara ve kazalara karşı yan koruma barları ve radyatör koruma bulunuyordu. Daha ciddi masraflarla karşı karşıya kalmamak adına alınması gereken ekstralar diyebiliriz. Çünkü Yamaha’da yedek parça birçok motosiklet üreticisine oranla pahalı diyebiliriz. Ayrıca genel anlamda malzeme kalitesinin de tatmin edici olduğunu belirtmek gerek.

Gelelim performansa… Mt-25 güçlü bir motor, gaz tepkisi oldukça yüksek, hafif dokunuşlarda bile bunu hissedebiliyorsunuz. Master of Torque adının hakkını veriyor. Dikkatimi çeken bir şeyi unutmadan söyleyeyim. 6 vitesli bir motordan söz ediyoruz ama şehiriçinde çokça vites geçişine zorlamıyor sizi. Nasıl mı? 80-90 km gibi hızlardan 30lara düştüğünüzde vites değiştirmeden, boğulmadan devam edebiliyorsunuz.  Ayrıca nasıl bir fark oluşturuyor diye merak edip denediğim ABS ciddi anlamda sağlıklı bir duruş sağlıyor. Tehlikenin nereden geleceğinin kestirilemediği ülkemiz trafiğinde bir nebze de olsa bizi rahatlatacaktır.

“Her şey iyi güzel de bu motorun cebimize yansıması ne?” sorusunu duyar gibiyim. Dışarıdan baktığımızda bu performans cebimizi yorar düşüncesi hakim olsa da pek de öyle değil. Resmi veri 3.7l/100km şeklinde. 5000 devirin altında kullanımlarda bizi üzmüyor Mt.  Makina ateş gibi, biraz tadını çıkaralım (8-9bin devirdeki o ses) gaz açalım dediğimizde ise işin rengi değişiyor. Ne kadar ekmek o kadar köfte misali yakıt tüketimi de yükseliyor. Yine de arada bir bu keyfi yaşamalı…

Uzun süreli kullanımdan sonra daha detaylı bir yazıda görüşmek üzere… Tekeriniz düz bassın 🙂